Ready Player One yakın zamanda vizyona girecek. Kısa dönem içinde kendisi dışında geek aleminde beklenti yaratacak başka bir film yok. Buna rağmen yeterli beklenti ve ilgi sağlanamadı. Ben bunu Marvel ve DC şirketlerinin yarattığı etkiye bağlıyorum. Öyle bir noktaya geldik ki bilim kurgu ve fantastik filmler adına tüm beklentilerimizi, heyecanlarımızı bu iki şirkete bağladık. Oysa bu filme fazlasıyla coşmamız gerektiğini düşünüyorum çünkü işin arkasında Steven Spıelberg var. Belki hafızamız bize ihanet etti belki de yaşımız yetmiyor.
Hep beraber sinemayı farklı bir boyuta taşıyan bu adamı bir hatırlayalım istiyorum.

İçilerinin çok boşaltıldığını düşündüğüm için ödülleri göz ardı ediyor olsam bile  bu adamın bir ev dolusu ödülü var!

1946 doğumlu olan Spıelberg, Movıe Brats olarak isimlendirilen, 1970’lerin dahi sinemacılar grubundan. Bu grup içinde kimler vardı?
F.F Cappolla, Martin Scorsese, George Lucas, Brian De Palma. Bu adamlar sinema dünyasına, Star Wars, The Godfather, Taxi Driver, Jaws, Scarface gibi unutlmaz klasikleri kattılar ve hiç hız kesmeden devam ettiler.
Bu grubun içinde yer alan Steven Spıelberg 1974 yılında ilk uzun metraj filmi The Sugar Expres filmiyle giriş yaptı. Sonra hiç duraksamadan 1975 yılında tüm sinema tarihi içinde gerilim filmlerine referans olan Jaws filmini çekerek devam etti. Sonra durdu mu? Tabii ki hayır!
Indiana Jones, Jurasıc Park, E.T, Schindler’in listesi, Er Ryan’ı kurtarmak, Üçüncü Türden Yaklaşımlar, Sıkıysa Yakala, Azınlık Raporu, Dünyalar savaşı… liste uzuyorda uzuyor. Tek bir adamın dünyamıza kattıklarına bir bakın?

Unutmak mümkün mü?

Arkadaşlar halen uyanmayan varsa, yumruklamak istiyorum!

Bu adam yeni bir film çekti ve yakında izleyebileceğiz. Üstelik bu film oyun dünyasına ve daha pek çok sevdiğimiz dünyaya referanslar veriyor!

Geldiğimiz şu nokta itibariyle umarım içinizde bir coşku uyanmaya başlamıştır. Ben çok ümitliyim. Ortada aksini bir beklenti yaratmaya imkan vermeyen bir geçmiş var.

Son durak olarak Spielberg hikaye anlatımında neler yapıyor, işin sırrı nerede kısa kısa bir bakalım istiyorum.

Öncelikle mitolojik ve dinsel ögeleri kullanıyor. Yani insanlık kadar köklü hikayelerden çıkış yakalıyor. Temelini sağlama alıyor.
Klasik çekirdek aileleri, orta sınıfı hikayelerinin merkezine oturtuyor. Özdeşlik alanımızı derinleştiriyor.
İkilikler üzerinde bir anlatı sağlıyor. Bilim/duygu. Mantık/tinsellik gibi. Böylece hep düştüğümüz ikilemleri başka bir bakış açısından bize sunuyor.
Mizahi dokunuşlar hep var ve hikayeyi akıcı kılıyor.
Suspens olayını iyi kıvırıyor.
Neydi suspens? Beklenmeyen bir olayın olmasını değil, çok beklenen bir türlü olmayan bir olayın oluşunu anlatıyor.

Bunlar Spielberg filmleri üzerinden yapılmış genel çıkarımlar. Film film örnek verip zekanıza hakaret etmek istemedim.Okudukça filmlerle bağdaştırdığınıza eminim. Olayın üşenmekle bir ilgisi yok yani!

Mevzumuzu bir Yiğitcan Erdoğan havasına bürünerek kapatmak isitiyorum. Bu bir kafa açma, geçmiş çiçekleri hatırlatma meselesiydi, takdir etme veya etmeme hakkımız saklı olmakla beraber yaşayan bir sinema efsanesi yeni bir filmle karşımıza çıkıyor. Ben yeniden çiçek gibi bir iş göreceğimizden eminim. Sizde biraz havaya girin istiyorum.

Geek dünyasının güzel insanları tazelenen hafızamızla hadi fragmana tekrar bakalım!