Büyükada: Atların Cehennemi

0
13

Merhabalar, bu yazı kendimin gözlemleriyle ve haber kaynaklarından yararlanılıp yazılmış bir tenkit yazısıdır.
Büyükada’ya vapurdan inip ayak bastığınız anda sizi dondurmacılar ve kafeler zinciri karşılıyor. Şunu söylemek mümkün ki bisikletsiz ulaşım imkansız, zaten size iki fırsat sunuluyor bir yayan adayı turlamak, iki bisikletle turlamak. Faytonlar Arap turistlerin çoğunlukta olduğu kafileler için bir cazibe kaynağı, aynı zaman da İngiliz ve diğer Avrupa ülke vatandaşları da bu yolu kullanıyor. Genel olarak turistlerin kullandığı faytonlar adanın kanayan yarası, adalara hem itibar olarak hem de kalite olarak zarar vermekte.

Atlar yazın minimum 30 derece sıcaklığın altında 2-3 saatlik turlara çıkartılıyor, adanın çarşısından Aya Yorgi Kilisesine kadar gezdiriliyor. Atlar erzaksız ve bakımsız bir şekilde bu turlarda yorgunluktan ölecek hale geliyor. Bir sürü Atın ölmesine ve sakat kalmasına rağmen bu konuda hala bir gelişme söz konusu değil. İnsanların ticareti için Atların böyle kullanılıp resmen işkence ve ölüme terk edilmesi hem insanlık onuruna aykırı hem de hayvan haklarına aykırı bir durum.

”@celal_uluyurt” adlı twitter hesabından alınmış fotoğraf;

Hürriyet Gazetesinin 03.09.2014 tarihli yazısından bir alıntı;
Selahattin Gürsözlü: ”At ölünce, belediye gelip kepçeyle götürüyor. Kuyu açıyor, kireç döküp gömüyor. Adanın arka tarafında, çöplük olan yerin oraya gömüyorlar.
Yazı devamında;
Adalarda 227 fayton var. Her faytonun 5-6 atı. Toplam 1500 civarı. İşleyiş şöyle: Sabah 7’de fayton yola düşüyor. Öğlene kadar bir çift at koşuyor. 14.30’da yeni çift geliyor. Yedek çift ertesi gün çalışıyor. Üç çiftten ikisi çalışıp, biri dinleniyor yani. Tabii bu kâğıt üzerinde.

Zamanında bir nostaljik tramvay önerisi olsa da bu proje pratiğe geçmemiş ve uygulanmamış. Umarım bu duruma bir çözüm bulunur dileğiyle siz okurlarımıza veda ediyorum. Esenlikler.