Cemal Süreya: 2. Yeninin Aykırı Şairi

0
44

Doğumu ve Eğitim Hayatı 
Cemal Süreya, asıl ismi Cemalettin Seber’dir. Doğu Anadolu’nun Tunceli şehrinde 1931 yılında doğdu. Cemal Süreya ailesi ile birlikte 1938 yılında zorunlu bir göçe tabi tutuldu. Bu göç doğrultusunda ailesi Bilecik’e yerleştirildi. Annesi bu yıllarda ölmüştür. Annesinin ölümünden sonra İstanbul’a eğitim için gönderildi. 1942 yılında Bilecik’e geri getirildi. Cemal Süreya’nın babası yeni bir evlilik yaptı ama Cemal Süreya bu evlilikten hoşnut değildi. Ortaokul yıllarında ileride ilk evleneceği kadın olan Seniha Hanım ile tanışır. 1947 senesinde Bilecik Ortaokulu’ndan mezun olur. Mezuniyetinden sonra İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ne parasız ve yatılı bir şekilde kayıt olur. Bu yıllarda babası boşanır ve bir süre sonra yine bir evlilik yapar. Cemal Süreya 1950 yılında liseden mezun olmuştur. Liseden sonra Ankara’ya gider, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Maliye ve İktisat Bölümünde okur. 1954 yılında mezun olur. Bu yıllarda ileride ünlü sayılacak bir sürü edebiyatçı ile tanışır, arkadaş olur, bu edebiyatçılar arasında Muzaffer Erdost ve Sezai Karakoç vardır. 

Meslek Hayatı ve Yaşamı
Üniversiteden sonra Seniha Nemli ile evlenmiştir. Bu evlilikten Ayçe isimli bir kız çocuğu doğmuştur. Kızının doğduğu günlerde İstanbul’a müfettiş yardımcısı olarak atanır. Evlilik bu gidişatla bozulmaya başlar, tekrar işler yoluna koyulmaya çabalansa da Cemal Süreya’nın ilk evliliği son bulur. Cemal Süreya şairliğine Seniha Nemli’ye şiirler yazarak başlar. Lise yıllarında ise tamamiyle edebiyata yönelmeye başlar. I. Yeni şiiri ile ilgilenmekte olup, Ahmet Muhip Dıranas ve Özdemir Asaf gibi isimleri çokça okumaya başlar. Liseden sonra mahlas kullanıp bazı dergilerde ve gazetelerde yazılar yazar. İlk şiiri olan Şarkısı Beyaz isimli şiirini 1953 yılında Mülkiye dergisinde yayınlar. Cemal Süreya sonradan bu şiirinin şiir kitapları arasına girmesini istememiştir. 

Şarkısı-Beyaz
Ayıcılar geçti, affedilmemiş insanlar geçti

Şehirler taş yürekliydi Şarkısı-beyaz
İnsanların büyük rüyaları vardı
İnsanlar bir ölümle öldüler ki
Sevgiler arasında şaşırıp
Bir unuttular ki deme gitsin.
Ben olanca kuvvetimle
Halatlara asılıyorum nafile
Ben ayrı düşmüşüm bir kere
Ayrı düşmüşüm insanlardan.
Bu yıldız tutmaz mavilikte
Ne deniz ne köpük kar eder bana.
Arada bir ağlamak için
Onu kocaman ellerimle sevdim.
Ölüm daha saçlarına gelmemişti Şarkısı-beyaz
Saçlarını koynumda saklıyorum
Arada bir ağlamak için.
Ve suların altında mavileyin
Küstah bir çalparaydı ayağını uzatmış
Mesut hatırasına balıkların.
Ve kocaman küfürleriyle sarhoş
Yatardı yavaşlamış tüyleriyle
Gemicilerin öldürdüğü kuş.
Siraküzaya uğrayamadık
Torbadaki çakıllara baktım Şarkısı-beyaz
Benimkilerin üstünde üç tane hilal
Üç tane uzun hilal vardı, upuzun
Siraküza açıklarında bahanesiz bir yaz
Çalkandık durduk.
Ayıcılar geçti, mağlup insanlar geçti
Rüyalar darmadağındı Şarkısı-beyaz
Sonra dalgalar geldi dile
Sonra bir mavilik aldı her yerimizi;
Nasıl hatırlıyorsan dünyayı
öyle…

Cemal Süreya, Edebiyata kendisini tam olarak Gül adlı şiiri ile duyurdu. 
1955 yılında Üvercinka, Dalga, Güzelleme, Üçgenler, Cigarayı Attım Denize, Nehirler Boyunca Kadınlar Gördüm gibi önemli eserleri dergilerde yayımlanır. 1957 yılında babasını kaybetti, bu acı ona çok ağır etki yaptı ve Sizin Hiç Babanız Öldü Mü? adlı şiirini yazdı. 1958 yılında Üvercinka ismiyle ilk şiir kitabını yayımladı. 

Cemal Süreya özgür ruhlu bir insandı. Bu yüzden 2. Yeni çizgisine tam olarak oturamadı hiçbir zaman ve kendini bu kurallara tamamiyle ait hissetmedi. Onu sevmeyenler ona sapık diyecek noktaya vardılar. Sevenler ise şiirlerine bağlanıp kaldılar.

Yazar olarak fikrimce Cemal Süreya şiirleri duyguların tasfirini yapıyor sanki. Şiirde daldığınız bir hülya sizi uçsuz bucaksız yerlere götürüp, sevgiliyi yanınızda hissettirebiliyor, sanki onun şiirlerinin ait olduğu bir müziği var, kelimelerden gelen aroma tadını hissediyorsunuz. Benim kannımca Cemal Süreya şiirin ressamı, piyanisti ve aşçısı.

Cemal Süreya yazdıklarıyla ve biçemiyle kendi özgü tarzını yaratmıştır diyebiliriz. Cemal Süreya 2. Yeninin aykırı şairi oldu diyebiliriz. Şimdi siz değerli okurlarımıza kendimin de çok beğendiği güzel bir Cemal Süreya şiiriyle veda ediyorum. 

Aşk
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
                                İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
                                dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.