Dawn of the Dead (1978) Film İncelemesi

Ülkemizde ilk yayın tarihi olan 1978'den yaklaşık beş yıl sonra 1983'de yayına giren korku/gerilim ve klasik bir zombi filmi olan Dawn of the Dead'i inceledik.

0
Cliff Burton

Korku Klasikleri yazı dizimizde daha önceden John Carpenter filmlerinden Halloween (1978) ve The Fog (1980) filmlerini incelemiştik. Sıra Metallica’nın eski basçısı Cliff Burton’ın tişörtünden keşfettiğim bir film olan Dawn of the Dead filminde.

Unutmadan not düşeyim: Dawn of the Dead adıyla bir 1978’de çekilmiş George A. Romero filmi var, bir de aynı adla 2004’de çekilmiş Zack Snyder filmi var. Biz bu yazıda 1978 Romero klasiğini inceleyeceğiz.

Filmin teknik özelliklerinden de bahsedecek olalım. Filmin dört adet farklı yayını var: Biri normal 127 dakikalık olan, diğeri 156 dakikalık filmin son genişletilmiş hâli olan, 119 dakikalık Dario Argento’nun Avrupa versiyonu olan bir de 139 dakikalık yayını olan.

Tom Savini zombilerin teni için gri rengini seçmişti çünkü 1968’de çekilen Romero filmi Night of the Living Dead filmi siyah-beyazdı. Daha sonra ise Savini bunun bir hata olduğunu söyledi. Çünkü film tamamlandığında zombiler mavi tonlarında gözüküyorlardı.

Hava limanında Peter’a saldıran iki zombi çocuk Tom Savini’nin gerçek hayatta yeğenleri olan Donna ve Mike Savini idi.

Fran’i canlandıran Gaylen Ross, film boyunca çığlık atmayı reddetti. Fran’in güçlü bir kadın olduğuna inanıyordu ve eğer çığlık atarsa bu gücünü kaybedecekti.

George A. Romero

Zombilerin kralı

Dawn of the Dead filmi, türünün kült örneklerinden birini vermiş olan zombi ustası George A. Romero’nun elinden çıkıyor. Bir senaryo yazarı ve yönetmen olan Romero, modern zombinin babası olarak da birçok çevrelerce kabul görmüş birisi. 2017 yılında Kanada, Toronto’da; 77 yaşında hayata gözlerini yumuyor.

“Evet, stüdyolarca bir tür adamı olarak görülüyorum. Bir türe bağımlı olmayan birçok film yaptım ancak hiç kimse onları izlemeye gitmedi. Sanırım asla o kulübün bir üyesi olamayacağım.”

“Zombilerimden asla bıkmam. Sadece yapımcılarımdan bıkarım.”

Dawn of the Dead (1978)

Ekip

Büyük bir kargaşa ortamı içerisinde başlayan ve temposunu düşürmeden devam eden, her dakika bizi gerdikçe geren film; AVM sahnesinde biraz duruluyor. Ana karakterlerimizin bir mağazaya girip her şeyi almakta özgür oldukları ve ahlâk kavramının değerini yitirmeye başladığı dönemde, karakterlerimizin duygu ve davranışları insanı gülümsetiyor. Kalp atışım biraz yavaşlıyor bu sahnelerde ve tebessümle neler olacağına bakıyorum. Para işlevini yitirmiş. Ancak baş dörtlü ve yağmacılar bu paraları ne olur ne olmaz diye topluyorlar.

Roger rolünde oynayan Scott H. Reiniger, harika bir nişancı olmasının yanı sıra filmin sonlarına doğru bir hata yapıyor. Profesyonellikten uzak dikkatsiz davranışları, hatta belki de kibri yüzünden ısırılıyor. Isırıldıktan sonra güçsüz düşmesi de kaçınılmaz oluyor hâliyle.

Benim en havalı, en usta ve en soğukkanlı bulduğum karaktere, Peter’a gelelim. Ken Foree’nin canlandırdığı uzun boylu, güven veren Peter ağabeyimiz; başlarda bizi geriyor. Stephen’a filmin başlarında silah doğrultması ile nabzı yükseltiyor. Filmin son sahnesindeki çaresizlik ve usanmışlık ile intihar girişiminden vazgeçerek derin bir nefes aldırtıyor.

David Emge’in hayat verdiği Stephen, Gaylen Ross’un Francine’i ile zaman zaman çekişmeli durumlar yaşıyor. Ancak ne olursa olsun Francine, Stephen’la olan çocuğuna gebe. Francine gebeliğin verdiği sarsıntılı duygu durumlarının yanı sıra güçlü bir kadın. Francine’in durumu mantıklı bir biçimde ele alması ve tedbirli olmasının sayesinde Stephen öldükten sonra da helikopteri kullanarak Peter ile kaçabiliyorlar.

Bir zombi ve Francine rolünde Gaylen Ross

Zombiler

Zombiler yavaş yürüyen, insan etiyle beslenen ve birbirlerine zarar vermeyen ölü insanlardan oluşuyor. Filmde bu yaratıklardan “saf motorize içgüdüler” ile hareket ettiklerinden bahsediliyor.

En fazla bir hayvanın bir aleti kavrayabildiği kadar kavrayabilen yaratıklar. Bilinçten tamamen yoksun, anılarını takip ederek hareket ediyorlar. Bununla ilgili olarak Dawn of the Dead’in bir mesaj içerdiğini de düşünüyorum. Bu yürüyen ölülerin birçoğu alışveriş merkezinde toplanıyor. Kapılar açıldığında da mağazaların içine girip alışveriş yapar gibi etrafa bakınıyorlar.

“Cehennemde boş oda kalmadığından ölüler dünyada yürüyecek.”