Üç Dişli Mızrak’ta Kral Robert’ın (ve kendisinden önceki lordlar ile kralların) kanıtladığı gibi Fırtınalılar sert, zorlu ve silahlarda yetenekli insanlardır. Hudutlar’ın okçuları meşhurdur, şarkılarda ve gerçek tarihi kitaplarda adları geçen yetenekli okçuların büyük çoğunluğu Hudutlar’da doğmuştur. Kralormanı Kardeşliği’nden Fletcher Dick bir Hudut Kalesi olan Taşmiğfer’in yakınında bulunan bir köyde doğmuştur.

Fırtınalılar ayrıca denizcilikte de iyilerdir. Eskinin Fırtına Kralları ve şimdiki Fırtına Lordları’nın evi olan Fırtına Burnu, Durran Burnu’nun devasa uçurumlarından birinin kenarına inşa edilmiştir. Kalenin kenarında bulunduğu Gemikıran Koyu ise hiçbir geminin demirleyemeyeceği bir yerdir. Fırtına Kralları donanmalarını Massey Kancası, Estermont veya Dorne Denizi’nde bulunan balıkçı kasabalarına demirlerdi. Daha sonralarda ise donanma Tarth’ın batı sahillerine demirlenmeye başlamıştır. Adada bulunan dağlar Dar Deniz’de sık sık kopan büyük fırtınalardan gemileri korumaktadır. Bazılarının Safir Adası adını verdiği Tarth, Akşamgüneşi Kalesi’nden Tarth Hanesi tarafından yönetilmektedir. Hane, taşıdıkları Durrandon, Baratheon ve Targaryen kanıyla övünmektedir. Bir zamanlar kral olan Tarthlar kendilerine “Akşamyıldızı” adını verir. Tarth halkı efsanevi bir kahramandan geldiklerini öne sürer. Sör Morne’lu Galladon kendisine bizzat Bakire tarafından verilmiş olan Bakir adlı kılıcı taşır. Üstad Hubert Geyiğin Ailesi adlı eserinde Sör Galladon’un şarkıcılar tarafından şövalyeleştirilen bir İlk İnsan değil, yakın zamanlarda yaşayan tarihi bir kişilik olduğunu ortaya atmıştır. Ayrıca Morne Tarth’ın doğu kıyısında yaşamış olan kralların tahtının bulunduğu yer olduğundan, bu teori tutarlı gözükmektedir. Ve Morne İlk İnsanlar değil, Andallar tarafından inşa edilmiştir.

                      Akşamgüneşi Kalesi

 

Fırtına Topraklarının, hatta tüm Westeros’un en iyi savaşçıları şüphesiz Hudutlar’dan çıkmaktadır. Ellerinde kılıçla doğdukları ve yürümeden önce kılıç sallamayı öğrendikleri söylenir. Hudutlar Fırtına Toprakları için her zaman çok önemli bir yer olmuştur. Onların görevi batıda ve özellikle güneyde yaşayan düşmanların Fırtına Toprakları’na girmesini önlemekti.
Hudut kaleleri diyarın en sağlam kalelerindendir. Güneyden veya batıdan saldırı yemeden geçen birkaç yıl çok nadiren yaşanmıştır. Kaleler Dorne’dan ve Menzil’den gelen akınlara karşı siper oluşturmaktadır. Hudut Lordları Fırtına Kralları döneminde savunmanın en önemli halkası olmaktan gurur duyarlardı, birçok türküde Hudut Lordları’nın yaptıkları ve cesurlukları anlatılmaktadır.

Hudut kalelerinin en sağlam olanlarından biri Swann Hanesi’nin evi olan Taşmiğfer’dir. Slayne Nehri’nin yanında bulunan kalenin gözcü kuleleri siyah beyaz taşlardan inşa edilmiştir. Dondarrion Hanesi’nin evi olan Karaliman’ın sert siyah bazalttan duvarları ve dipsiz bir kuru hendeği vardır. Caron Hanesi’nin evi olan Geceşarkısı da Hudut kalelerinin en önemlilerindendir. Kendilerine Hudutlar’ın Lordu adını veren Caronlar’ın aslında diğer lordlar karşısında bir üstünlüğü yoktur. Kendilerinin en eski Hudut hanesi olduklarını söylerler (Swannlar buna karşı çıkmaktadır) . Fırtına Toprakları’nın savunmasında her zaman en önemli rol onların olmuştur. Savaşçıları kadar şarkıcılarının da meşhur olduğu Caron Hanesi’nin soyu Kahramanlar Çağı’na kadar uzanır. Caronlar sancaklarında bulunan bülbüllerin savaşlarında ortaya çıkıp onlara yardım ettiğini söylerler. Tarihi kayıtlara göre Gece Şarkısı son bin yılda en az otuz yedi kez kuşatılmış, ancak ele geçirilememiştir.

Hudutlar nasıl kaleleri ve türküleriyle tanınıyorsa, yağmur ormanı da yağmuruyla, sessizliğiyle ve yün ile kehribar bolluğuyla tanınmaktadır. Yağmur ormanını ağaçlar yönetir derler, ormanın içindeki kaleler elle yapılmak yerine topraktan çıkmış gibi görünürler. Yağmur ormanından çıkma lordlar ve şövalyelerin kökleri onları barındıran ağaçların kökleri kadar derindir. Savaşlardaki kararlılıklarını, güçlerini ve inatçılıklarını kanıtlamışlardır.