Kapalı Çarşı’nın Kahraman Çocuğu – Hakan: Muhafız

Uzun süredir beklediğimiz, Netflix Türkiye'nin ilk üretimi olan Hakan: Muhafız dizisinin ilk sezonunu inceledik.

Evet, bir yılı aşkın zamandır takip ettiğimiz, haberlerini aldığımız ilk Netflix Türkiye yapımı Hakan: Muhafız (The Protector) cuma günü ilk sezonuyla Netflix üzerinden erişime açıldı. Açıldığı gibi ilk beş bölümü hap şeklinde aldık, eleştiri baltalarımızı sapladık, Twitter üzerinden yapılan linç harekâtına göz attık, dalga konusu olan yumruk sahnesinin giflerinin ve dizi içinde bulunan ufak tefek hataların gözümüze sokulmasını izledik. Sonra eleştiri baltalarımızı gömdük, derin bir nefes alarak, blok halinde ilk sezonun son beş bölümünü izledik ve sizinle biraz konuşmaya geldik. Baştan uyarımızı yapıyoruz hayvan gibi spoiler vereceğiz, gözümüzü daldan budaktan sakınmayacağız. Henüz izlemediyseniz veya başlayıp bitirmediyseniz uzaklaşın. Uyarımızı yaptığımıza göre şimdi ateşi yakıyoruz. İlk söylemek istediğimiz ise şu dizi iyi! Bildiğin güzel yani, izlettiriyor kendini. Ha ne kadar iyi derseniz, Game of Thrones kadar değil tabii. O başka bir kulvar, başka bir boyut. Bunu önce bir ayırmak lazım çünkü GOT dünya genelinde dizi algısını ve beklentisini göklere çıkardı. Onu kendi kulvarında başka bir şeyle kıyaslamadan değerlendirmek lazım. GOT için ayrılan bütçe, sarf edilen iş gücü, gösterilen özen ve yaratılan hype başka hiçbir dizi için görülmüş bir durum değil. Peki Muhafız neye göre iyi? Kendi kulvarında olan Iron First, Luke Cage gibi yapımlara göre iyi. Daredevil’dan iyi mi derseniz cevabımız hayır ama The Flash’dan iyi mi derseniz cevabımız evet. BluTV üzerinden yayınlanan YAŞAMAYANLAR dizisine göre bakarsa Oscar bile alabilir! Yani aslında iyi göreceli bir şey. Bu bin yıllık cümleyi kurduğum için özür dilerim ama kurduranlar utansın! Sırf Türk yapımı diye koca koca ön yargılarını alıp ekran başına geçenlere, Twitter popülaritesi peşinde olanlara ve yapılan işi gömme modasına dahil olmak için diziye saldıranlara sitemliyiz! Gelelim biz niye sevdik ?Bağımsız bir gözle bakılırsa diziyi ortalama bulmak gayet mümkün, biz tabii ki bağımsız bakamıyoruz çünkü bu ilk Netflix Türkiye yapımı, çünkü bu fantastik bir Türk kurgusu, çünkü dizinin yönetmenlerinden Can Evrenol başımızın tacı, çünkü çekimleri gayet düzgün, süresi dünya standartlarında, anlattığı hikayesi ilginç ve güzel olan bir iş. Ha bizim gömdüklerimiz yok mu? Var tabii. Buyurun sizi artılar, eksiler ve gariplikler köşemize alalım.
Hakan: Muhafız
Hakan: Muhafız

Eksiler

  • Kötü görsel efektler. Efektler kötü, niye? Tamamen bütçe meselesi. Fantastik bir kurguda görsel efektlerin kötü olması kurulmaya çalışılan dünyanın inandırıcılığına her zaman zarar verir. Muhafız için de bu geçerli.
  • Muhafızların eksik orijini. Yani Muhafızlık mevzuna tam olarak ısınamıyoruz. Fatih Sultan Mehmet tarafından yeteneklerine ve temiz kalbine güvenilerek ilk muhafızın seçildiği söyleniyor. Buna tamam diyoruz, yani muhafızlık doğuştan gelen bir durum değil,seçilmek gerek. Peki o zaman niye ilk muhafızdan sonra olay kan bağına dönüyor? Niye ilk muhafızdan sonda muhafız olunmaz doğulur gibi bir durum oluşuyor? Muhafız’ın kanı Ölümsüzleri diriltme gücüne sahip, yani güçlü bir kan,bir noktasında bir büyü bağı olmalı. Oysa ilk muhafızı Fatih yeteneklerine göre seçmiş. Muhafızlar ne noktada böyle bir güce sahip oldu? Muhafızların orijin hikayesi çok kısa geçiliyor ve bizi anlatılan dünya tam ısındıramıyor.
  • Ölümsüzlerin eksik orijini. Tamam yedi ölümsüz var ve bunlar İstanbul’u ve dünyayı yok etmek istiyor. İyi ama neden? Ele geçirmek isteseler anlarım, insanları köle yapmak, sonsuza dek hüküm sürmek falan bunlar vasat ama yeterli klasik motivasyonlar ama yok etmek? Neden? Niye üzerinde sonsuz hayat sürecekleri dünyayı neden yok etmek istiyorlar? Bunlar kim? Nereden gelmişler? Dizide gördüğümüz son ölümsüz Faysal Erden bin yoldan fazladır yaşadığını söylüyor, ya öncesi?  Nasıl var oldular? Niye dünyayı yok etmeye özellikle İstanbul’dan başlamak istiyorlar? İstanbul’u önemli kılan nedir? Dizi bizlere bunların cevabını en azından ilk sezon için vermiyor ve bana kalırsa ikinci sezonda verecek gibi durmuyor.
  • Sadık olanların eksik orijini. Tamam bunlar muhafızı korumak ona yardım etmekle görevli ve buna yeminliler ama abi kim bunlar? Nereden geliyorlar? Neye göre seçiliyorlar, kaç kişiler? Kaç yıldır varlar? Dizi her sıkıştığında yeni bir sadık olan ortaya atıyor çözümü onda bulur ama bize onlarla ilgili doğru dürüst cevap vermiyor. Dizinin sunduğu üç grup içinde yetersiz hikayeler anlatması ve suskun olması büyük bir günah. Sanırım daha fazlası uyarlamanın yapıldığı kitap içinde onun hikayesinde bulunabilir.
  • Tanıyamadığımızı karakterler. Sadık olanlarda önümüze sunulan hiçbir karakter detaylandırılmıyor, tiplerinden söyledikleri bir iki cümleden onları anlamamız bekleniyor. Esas kızımız olamakla olmamak arasında gidip gelen Leyla kim, ne? Onu hiç bilmiyoruz. Zeynep hakkında en fazla şey bildiğimiz sadık olan ama o bile o kadar yetersiz ki, komik kaçıyor. Bir noktada Hakanın ona görev ortasında karakter analizi yapması bence büyük bir senaryo ayıbı. Biz onu tam gösteremedik yüzden burada söyletiyoruz, böylece karakteri büyütüyoruz deniyor sanki yüzümüze karşı. Kemal sözde bizim akıl hocamız ama kim Kemal? Nasıl Sadık olanlara katıldı? Ne gibi görevler yaptı? Karısı kim? Ecza dükkanı ve sanrıç kaç yıldır var, onlar mı inşa etti, birinden mi kaldı? Hepsi havada kalıyor.
Gördüğünüz gibi bizim eksiler aslında iki madde indirilebilecek kadar yakın mevzulardan oluşuyor. Detaylı yazdık çünkü bunların fantastik bir kurguda çok önemli. Kahraman ve kötü adam orijinleri öykülerin temel kaynağı.

Artılar

  • Adamlar mis gibi çekmiş abi, eli yüzü düzgün görüntüler,temiz açılar yani iyi görüntü yönetimi. Görsel olarak iş yağ gibi akıyor.
  • Güzel mekan kullanımı. Sarnıç, Ayasofya, surlar… Hepsi hikayenin atmosferine uygun ve hizmet eder konumda.
  • İyi oyunculuklar. Yardımcı oyuncuklular dahil hepsi çok güzel.
  • Son muhafızımız Hakan. Kurnaz,sevimli,asi ve sinirli. Kendi ifadesiyle kapalı çarşı çocuğu. Bence tam bir orta doğulu kahraman. Tez canlı ruh hali, gereksiz özgüveni, yerli yersiz atarları, aptal cesareti, sınır tanımayan sevme hali. Bir paket halinde iyi kotarılmış,yapmacık olmaktan uzak mahallemizin kahramanı Hakan!
  • Faysal Erden. Bence çok iyi kurulmuş,yazılmış ve Okan Yalabık tarafından muazzam canlandırılmış bir karakter. Bize hikaye başında sunulduğu gibi dünyayı yok etmek gibi bir amacı yok, tek amacı karısını diriltmek. Onun karısına olan sevgisini çok kısa sahnelerde yoğun olarak görebiliyoruz.
  • Ölümsüzlerin Faysal ve Rüyayı kendilerini güçsüz düşürmekle suçlamaları ve av durumunda olduklarını bize aktarmaları güzeldi.
  • Hikaye sonunda Hakan’ı haklı bulmakla beraber Faysal’da bizim için çok haksız konumda değildi, yakalanan bu gri tonu sevdik.
  • Mahsun karakterinin duruşunu,hikayesini ve hatta ölümünü bile sevdik.
  • Mizah… Dizi bizi ara sahnelerde özellikle Hakan üzerinden güldürüp durdu.
  • Yavaş gelişen ama son iki bölümde hızlı ve vurucu şekilde bizi finale taşıyan hikaye anlatımı.
  • Merak ettik. Özellikle 6.bölümden sonra artan merak unsuru bize diziyi izlettirdi.
  • Kavga sahnesiyle paralel kurguda akan sevişme sahnesi. Bizce çok güzeldi.
  • Rüya karakterini son üç beş dakikaya kadar görmediğimiz halde tablo gibi, şarkılar gibi ufak detaylarla bize tanıtmaları hoştu.

Gariplikler

  • E, Hakan’ın tuğla bile vuramazken iki bölüm sonda üç adamı bayağı profesyonel bir havada vurması bize garip geldi.
  • Karakoldan çıktıktan sonra ara sokakta ölümsüz dövmesi bize garip geldi. İlk karşılaşmayı daha görkemli beklerdik.
  • Hakan tutuklanırken hiç güvenlik kamerası kayıtlarına bakılmaması, sözü bile edilmemesi bize garip geldi.
  • Yandan devam eden gazeteci öyküsünün akışı ve en sonunda binaya nasıl girdiğinin hiç söylenmemesi bize garip geldi.
  • Zeynep karakterinin ara ara ortaya çıkan ara ara yok olan tarih bilgisini garip bulduk.
  • Özellikle ilk bölümde olan ara çekimleri, şehir tanıtımı için olduğunu bilsek de garip geldi.
  • 40 dakikaya kadar düşebilen bölüm sürelerini garip bulduk.
  •  Dövüş sahnelerini çok az olmasını garip bulduk.
Hakan: Muhafız
Hakan: Muhafız
Evet aklımızda ne varsa saydık döktük. Tüm bunlara geri dönüp bakınca artılarımız eksilerimizden fazla. 10 bölümü bir oturuşta hiç sıkılmadan çatır çatır izledik. Sunduğu dünyanın eksik detaylarına, kötü görsel efektlerine, yeterince taşıyamadığını bazı karakterlerine rağmen biz bu diziyi sevdik. Bizce sezon 10 değilde standart olan 13 bölüm olarak çıksaydı, Netflix biraz daha bütçe verseydi her şey çok daha iyi olurdu.Biz Hakan ve Faysal’ı sevdik, dirilen ölümlülerin ne yapacağını? Ölümden dönen Leyla’nın nasıl olacağını, Kemal’inde ayni şekilde ölümden dönüp dönemeyeceğini, Faysal ve Rüyanın hikayesinin nasıl devam edeceğini ve Hakan’ın nelerle karşılaşacağını merak ediyoruz.Çekimleri tamamlanan sekiz bölümlük ikinci sezonun ne zaman çıkacağı belirsiz ama takipçisi olacağız. Muhafızın İstanbul’u kurtarması yüksek ihtimal ama Netlix Türk sinema ve dizi camiasını kurtaramayacağı kesin, ona olmadık misyonlar yükleyip orijinal yapımlarından beklentimizi göklere çıkarmadan izlersek daha fazla keyif alabiliriz. Tüm Muhafız ekibine emekleri ve sundukları seyir keyfi için teşekkür ederiz!
Sercan Şen
Sercan Şen
Okuyoruz,düşünüyoruz,anlatıyoruz. Nasıl mı ? "Elementary, my dear Watson, elementary."

Bunlara göz atmadan geçmeyin:

İlgili Yazılar