Ana Sayfa Edebiyat

Edebiyat

Yadigârların Yolculuğu

Merhabalar, evrenimizin muazzam okumacıları. Bu gün karşıma çıkan şahane bir tezle beraber, hiç sönmesede küllenen Harry Potter tutkumum tekrar alev aldı. İçimizin en güneşli...

TBD 19. Bilimkurgu Öykü Yarışması Başlıyor

Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) geleneksel öykü yarışmasıyla “aklın sınırlarına yolculuk” başlıyor. Bilimkurgu tutkunlarını, gerçek yaşamdan bilim kurgu dünyasına davet eden ve bu yıl 19’uncusu düzenlenen...

Bu Bir Kozmonotun Hatıraları Hiç Değil

Ben Mahir Karanfil. Çok çok eskiden bazı şeylere inanırdım. Yağmura mesela, temizler derdim. Sonra toprak yollarda yakalandım, yağmura çamuru tanıdım. Uykuya inanırdım. Yaşlı bir kütüphane memuru...

Pyke’ın Kısa Tarihi

Pyke, Demir Adalar’daki ne en büyük, ne en görkemli kalesidir.  Greyjoy Hanesi’nin lordları demirdoğumluları oradan yönetir. Uzun zamandır Pyke adasının adını kaleden aldığı söylenir,...

Dark Souls #1: Seçilmiş Lanetli’nin Yolculuğu

    Başlamadan önce, Dark Souls hikayesi erimiş bir kaşar misali nereye çekerseniz hikaye o tarafa doğru şekilleneceği için bu yazı benim kendi gördüklerim ve...

Yüksekkaldırımda Güpegündüz

Merhabalar sayın okumacılar. Bu gün Namütenahi Ansiklopedi sayfalarında bir Orhan Veli şiirine bakacağız. Şiiri okumayan, müziği Sezen Aksu tarafından yapılan, Levent Yüksel’in sesinden bize...

Bir Tüfek ve Sayısız Mermi Yokluğu Yazmak

Dostoyevski bir akşam üstü uyandı, birikmiş kumar borçlarını düşündü. Gidip bir işte çalışıp borçlarını ödemek yerine kendisi gibi paraya sıkışmış bir adamın gelebileceği en...

IDe [4. Bölüm]

“Ondan daha kudretli kim olabilir?” diye mırıldandı. Pagan tanrıların isimleri beyninden sırasıyla akıp geçiyordu. Zeus ihtimaller arasındaydı. Fakat Odin de olabilirdi, şu tek gözlü...

IDe – 2. Bölüm #BilimKurgu

Dronelar modern çağın Noel Babalarıydı. Geldi, evin içindeki alıcı noktaya ilacı koydu ve oval pencereden uçup gitti. Zeynep dronenun ilacı bıraktığı yere, yani masaya...

Yılan Deresi – Bölüm 2: Şehirdeki Adam

Yılan Deresi mağlubiyeti üzerinden doksan gün geçti, doksan gün içinde İmparatorluk orduları Ortag şehrini bile ele geçirdiler, ancak verilen tavizler sonrası tekrardan Cumhuriyete ait...