Korku başlı başına kocaman bir kavram olarak önümüzde ve bilinç altımızın karanlık dehlizlerinde uzanıp duruyor. Bu kavrama sadece sinema üzerinden bir bakış atmak olgunun temeline iniş yapmadan zor. Bu şekilde bir bakış havada kalacak ve yeterli perspektifi sağlamayacaktır. Meramın daha temiz ifadesi için yazıyı iki parçaya böleceğiz. Şu an satırlarında turladığımız bu ilk kısım korkuya genel bir bakış olacak.
Hanımefendiler ve beyefendiler hazırsanız koltuğunuza iyice gömülün. Başlıyoruz. Elvis binaya giriş yapıyor!

Drakula, karpatlardaki şatosunda değil zihnimizin en derininde!

Korku, şüpheden çok uzak şekilde en temel duygulardan biri. Genel yaşantımız bir kenara günlük rutinler içinde bile pek çok korkuyla yüzyüze geliriz. Farelerden, böceklerden, karanlıktan, kapalı alanlardan, daha milyon şeyden korkarız. Psikologların ele almaktan muazzam keyif aldıkları konulardır bunlar. Fakat öte yandan hayaletler, kurt adamlar, cinler ve periler, rasyonel izahtan uzak şeylerde bizi korkutur. Modern insana bu tip korkular yakıştırılmaz. Psikologlar bu tarz korkulara rasyonel çözümler getirirler. Bu korkuları arketiplere bağlarlar. Bunların bize ilkel atalarımızdan kalan, genlerimize bağlarlar. Haklılar mı ? Evet.

Bu rasyonel olmayan izahı zor korkular, tek bir kişinin değil, ortak bir bilincin, ortak bir düşün ürünüdür. Açıklama getiremediğimiz olaylar üzerine türetilmiştir.

Benzer coğrafyalar benzer korkulara sahiptir.

İki isim var korku denilince bahsetmeden geçemeyeceğim ( aslında uzun bir liste ama neyse ) Varan bir Poe!

Korkunun coğrafyası ve kaynakları

Rasyonel olmayan korkular diğer korkulara ( Çoğu zaman endişedir aslında. Bu konuda bir tanımlama hatası sürüp gitmekte. Kişilere korku reaksiyonunu neden verdikleri sorulduğunda çoğu zaman rasyonel bir açıklama getiremezler,çünkü korku reaksiyonu durumdandeğil durum için geliştirilen fikirlerden kaynaklanmaktadır. Rasyonel değildir vampir korkusu! ) göre yerleşke bazlı farklılık gösterir çünkü çoğu zaman doğa olaylarını temel alırlar. Orta Avrupa’dan başlayıp Doğu’ya doğru gittikçe, en belirgin korku nesnesinin değişim olduğu görülür. Dolunayda kurt adama dönüşen adam, kan içen yarasaya dönüşen kadın. Batıda ise korku daha metafizik bir boyut taşır.
Orta doğu korkularına ve korku edebiyatlarına temel olarak 1001 gece masallarını alır. Orta doğunun korku yaratıkları daha kendiliğinde yaratıklarlar. Batının doğaüstü dediği yaratıklar doğuda kendiliğinde var olurlar. Doğanın yarattıkları varlıklardır. Buna benzer bir yap daha ileri boyutuyla Uzakdoğu’da görülür. Ejderhalar, tilki kadınlar, doğal varlıklardır. Kendilerinden bir biyolojik sınıf oluştururlar.
Batının supernatural dediği şey doğu için doğal olandır.

Varan iki, King !

Korkunun kaynaklarına bakacak olursak onu oluşturanlar bilinmeyenler ve anlaşılmayanlardır. Yıldırıma anlam veremeyen ilkel insan onu tanrılara atfetti ve onlardan korktu. Dolunayda uluyan kurtları gördüler ve bu görüntü bir imge olarak yüzyıllar boyu sürüklendi ve bir mit olarak kurt adamlar doğdu. Yazarlar ve yönetmenlerden öncede hikaye anlatıcıları vardı ve o karanlık çağlarda anlatım günümüzde olduğu gibi bir kurallar bütününe bağlanmadığı ve bu bir yetenek olarak atfedilmediği için herkes anlatıcıydı. Günümüzde kült haline gelen korku ögeleri bu anlatılar üzerinde yükselmiştir. Bir çeşit ağır aksak, yamalı kodifikasyon halinde, kollektif bir istemsiz şuurla yükselmişlerdir.
Mitlerin çoğu hem Doğu’da hem de Batı’da farklı karakterlerle ama benzer sebep-sonuçlarla ortaya çıkmıştır. Karşılaştırmalı mitoloji tam da bunun için vardır. Hangileri daha önce uyduruldu ve kim kimden beslendi belli değildir; ama mitlerin işlenmesini sağlayan şey, Doğu’da da Batı’da da insanların ortak bilincidir.

Bu gece dolunay var !

Korkunun psikolojik tarafına girip haddimi aşmadan anlatımın ilk kısmını bu noktada sonlandırmak istiyorum. Biliyorum yine biraz dağınık ve fantastik öğelere kayan bir yazı oldu ama ne yapayım canım benimde huyum bu. Hiç sinemaya girmeden sinema başlığı taşıyan yazımızı sonlandırırken hepinize bir öneri olarak bu tarz aldatıcı başlıklardan uzak durmanızı salık veriyorum ve yerine getirilemeyen tüm vaadler için bir demet özür sunuyorum.

Hanımefendiler ve beyefendiler, Elvis binayı terk ediyor !

İkinci kısımda görüşmek üzere esen kalın !

 

Kaynakça

aaaaaa

bbbbb

ccccc