Legolas, Kuyutormanlı bir Sindar elfidir. Kral Thranduil’in bilinen tek oğludur. Hayatının en önemli olaylarının gerçekleştiği Yüzük Savaşı zarfında, elfleri temsilen Yüzük Kardeşliği grubunda bulunmuştur. Yüzük Kardeşliği’nin içerisinde Legolas’ın üstün görüş, işitme, hafif adımları ve rakipsiz okçuluğu gibi elf kanından gelen özellikleri büyük önem taşımıştır.

Ayrıca Legolas ve Gloin oğlu Gimli’nin efsanevi arkadaşlığı fazlasıyla ünlüdür. Bu arkadaşlık sadece sıradan bir arkadaşlık değil, tarih boyunca nadir görülen iki ırkın dostluğudur.

Legolas, genelde yeşil ve kahverengi renklerinde kıyafetler tercih ederdi. Silah olarak da öncesinde Kuyutorman’dan bir yay kullanırdı, daha sonra ise Galadriel tarafından verilen Galadhrim yayı ile uzun beyaz bir hançer kullandı. Ve Sindarin ile Westron dillerini bilirdi.

Kronolojik olarak gidecek olursak önce şundan bahsedelim: Elfkralı Thranduil’in oğlu olarak Legolas, Ormandiyarı’nın prensiydi. Üçüncü Çağ’dan önceki hayatı hakkında fazla bir şey bilinmemektedir.

Yüzük Savaşı esnasında Aragorn tarafından ormana getirilen Gollum, Kuyutorman Elfleri tarafından tutsak tutuluyordu. Her nasıl olduysa kısa süre içerisinde kaçmayı başardı. Legolas, Ayrıkvadi’ye Gandalf’a bu olay hakkında bir mesajla beraber gönderildi.

Daha sonra Elrond’un Konseyi’ne katılarak Yüzük Kardeşliği’nde yer alan tek elf oldu.

cg-warrior.deviantart.com

Yüzük Kardeşliği Dönemi

Yüzük Görevi’nin başlarında Legolas, keskin gözleri nedeniyle tek sıra halinde yürüyen kafilenin arkasında bulunuyordu. Hollin’e girişte kafileye öncülük eden Legolas, kafiledeki herkesin kendilerini güvende hissetmelerine rağmen Legolas Elflerin varlıklarının kaybından dolayı taşların ağıdını duyabiliyordu ve Legolas’ın söyledikleri fazlasıyla içtendi.

Caradhras’a tırmanırken kafiledeki diğer üyelerin fazlasıyla zorlanmasına rağmen Legolas karların üzerinden kolayca yürüyebiliyor ve batmıyordu. Hatta -başarısız olsa da- ateş yakmaya bile kalkıştı. Geri dönmeye karar verdiklerinde de Legolas karların üzerinden hafifçe dans ederek, Aragorn ve Boromir ise önden diğerleri için yolu açarak ilerlediler.

Kardeşlik Moria’dan geçip geçmeme kararı üzerine tartışırken aniden Warg sesleri duydular. Bu yaratıklara karşı savunurlarken, Legolas sayısız Wargları vururken belki de -Gandalf hariç- kafilenin kalanından daha çok iş yaptı. Dövüşün ardından zarar görmemiş oklarını topladı.

Kardeşlik Moria’ya giriş yaptı ve Legolas, gözlerinin karanlıkta iyi görmesine rağmen mağarada bunu başaramadı. Frodo (Morgul-bıçağı yarasından dolayı) kafilenin geri kalanından -belki Gandalf hariç- çok daha iyi görüyordu. Troller ve Orklar tarafından saldırıya uğramalarının ardından Legolas, Mazarbul Odası’nı terk etmeyi reddettiği için Gimli’yi sürükleyerek götürmek zorunda kaldı. Ayrıca kafilede Durin’in Felaketi’ni ilk fark eden kişi Legolas’tı.

“Ay! Ay!” diye feryat etti Legolas. “Bir balrog! Bir balrog bu gelen!”

-Legolas,Yüzük Kardeşliği, Khazad-Dum Köprüsü

Legolas, Lothlórien’e gitmeye en heveslileriydi. Kafile Nimrodil’de dinlenirken Legolas, Lothlórien’le ilgili hikayeler anlattı ve Nimrodel’in Şarkısı’nı söyledi.

“Nimrodel’in sesini duyuyor musunuz?” diye sordu Legolas. “Size, çok zaman önce yanında yaşadığı bu
dereyle aynı adı taşıyan Nimrodel kızın şarkısını söyleyeceğim. Bu bizim orman dilimizde çok hoş bir şarkıdır; ama artık Ayrıkvadi’de kimileri bunu Westron Dili’nde söylüyorlar…”

-Legolas, Yüzük Kardeşliği, Lothlórien

Legolas’la beraber yalnızca Frodo (Sam de Frodo’yu izledi) Galadhrim’le karşılanmaya çağrıldı. Galadriel, Legolas’ın şarkıyı söylemesini duymuştu ve Kuyutorman’dan geldiğini biliyordu.

Kardeşlik Lothlórien’e kabul edildikten sonra Gandalf için elf lisanında ağıt yakılıyordu ve Legolas bunu söylemeye ne kalbinin ne de hünerinin yeteceğini diyerek bunu çevirmiyordu. Lothlórien’de kaldıkları süre içerisinde her nasıl olduysa (Galadriel’in cüce üzerindeki büyüsünün de etkisiyle), Gimli ile hızlıca arkadaş oldular ve bu arkadaşlık sonsuza dek bozulmayacaktı. Lothlórien’den ayrılırlarken kafiledeki herkese Galadriel tarafından hediyeler dağıtıldı. Legolas’ın payına düşen de Galadhrim’in kullandığı bir ok kılıfı ve bir de yaydı.

Anduin’de ork okçuları tarafından pusuya düşürülmelerinin ardından, Legolas hemen kuru bir zemine atladı ve vurabilmek için bir hedef aramaya başladı. Kafile dehşet içerisine düşerken Legolas, Elbereth Gilthoniel‘in adını andı ve hava alçalan bir “Fell beast”e (Nazgûl bineği) ustaca bir vuruş yaptı.

Üç Avcı, Legolas’ın Hızlı Zamanları

Amon Hen’de pusuya düşürüldüklerinde Legolas okları bitene kadar bir hayli orku vurdu. Oklarının bitmesinin ardından hançer kullanmaya başladı. Kardeşliğin dağılmasından sonra, Boromir’in düşüşü üzerine bir ağıt yaktı.

Rohan’da Uruk-haileri izlerlerken, Rohan’dan Saruman’ın oyunuyla sürülen Éomer ve onu takip eden Rohirrim birliğiyle karşılaştıklarında Legolas, Éomer’e karşı Gimli’nin yanında durdu. Eğer cüceye zarar gelirse Éomer’i öldürmekle tehdit etti. Daha sonra Éomer bu Üç Avcının Fangorn’a giden yollarına devam etmelerine izin verdi.

Legolas Fangorn’a gitme konusunda isteksizdi. Onodrim (Sindarin dilinde Ent anlamına gelir) halkı hakkında anlatılan hikayeler dışında Fangorn’la ilgili bildiği bir şey yoktu ve bu hikayeler de çok eskiye dayanıyordu.

Fangorn’da ışıkların içinde -Saruman olduğunu düşündükleri- yaşlı bir adamla karşılaştılar. Bu yaşlı adam Legolas’a “Yayını benden uzak tut, Efendi Elf,” diye seslendi. Legolas yayını bıraktı fakat hemen tekrar eline aldı. Adamın beyaz bir cübbesi vardı. Legolas okunu saldıktan sonra ışıklar içindeki adamın da Gandalf olduğu bir anda ortaya çıktı ve Legolas’ın oku havada kül oldu. Balrogla beraber Khazad-Dûm’da düşen Gri Gandalf, Ak Gandalf olarak geri dönmüştü ve soğukkanlı bir şekilde “İyi karşılaşma, sana tekrar söylüyorum, Legolas!”

Rohirrimle Beraber

Legolas, Gandalf’la olan konuşmaya öncülük ederek Merry ile Pippin ve Gandalf’ın mucizevi bir şekilde kaçışı hakkında ilk soru soran oldu. Öyküsünün ardından Galadriel’in her birine olan haberini teslim etti.

Legolas yeniden gözlerini kafilenin yararına kullanarak Isengard ve Edoras’ı uzaktan gözetledi. Meduseld’in kapılarında, silahlarını tereddüt etmeden teslim eden tek kişi Legolas’tı. Kral Théoden’in iyileştirilmesi esnasında sadece pasif bir rol oynadı ve Aragorn’un yanında süslü zırhıyla yer aldı.

Gimli, Legolas yanında olmasa Éomer’in atına binmeyecekti. Bu da Legolas’ı mutlu eden bir olay. Éomer beyan etti:

“Legolas benim solumda, ve Aragorn benim sağımda duracak ve hiç kimse karşımızda durmaya cüret edemeyecek!”

-Éomer

Savaş arefesinde Legolas Miğfer Dibi’ndeydi. Kendisi burayı beğenmediğini söylese de Gimli onu teselli etti ve Legolas da Gimli’nin yanında durmasından memnundu. Ayrıca yanlarında Kuyutorman’dan yüzlerce okçu olmasını diledi. Çünkü Rohirrim’in arasında çok az sayıda okçu birim yer alıyordu. Savaşın başlarında Legolas ‘en az’ yirmi kişiyi vurmuştu, ancak bu sayı Gimli tarafından kesin olarak verildi.

Orthanc Ateşi, Dipduvar’ın bir parçasını uçurduğu sıralarda onun ok kılıfı neredeyse boştu. Kalan son okuyla o sırada tökezlemiş olan Aragorn’un hayatını kurtardı. Savaşın sonunda Legolas 41 tanesini vurduğunu söyledi. Ancak Gimli onu tek bir sayıyla geçtiğini söyledi.

Legolas, Isengard yolunda Huorn’lara çok büyük ilgi duydu. Legolas, Gimli’ye Miğfer Dibi’ndeki Aglarond’a gireceğine söz verdi eğer ki Gimli de sözünü tutup Fangorn’da ona eşlik ederse…

Kralın Dönüşü

Aragorn Ölüler Yolu’na gitme amacını netleştirdiğinde, Legolas ve Gimli olarak ona katıldılar. Ölüler Yolu’nun ortasında Aragorn’un akrabası Halbarad liderliğinde 30 kuzeyli Dúnadan’dan oluşan Gri Bölükle birlikte at sürdüler.

Ölüler Yolu’nu geçtikten sonra da Aragorn’u Ölüler Ordusu’yla sürerken gördüğünde, eğer Tek Yüzüğü alsaydı Aragorn’un ne muazzam bir lord olacağını düşündü.

Pelennor Çayırları Savaşı devam ederken Legolas, Aragorn’la beraber gemiyle geldi ve dostlarının yanında savaştı ve insanların nihai zaferinin bir parçası oldu.

Morannon Savaşı ve Sonrası

Legolas dostlarıyla birlikte son bir kez kendisini savaşın içine sürdü. Kara Kule Barad-dûr’un düşüşüne tanıklık etti. Sonrasında Frodo ve Sam’in onuruna ve zaferlerine düzenlenen törenlere katıldı. O gece Legolas uyumak için yatağa gitmedi, ormanlarda yürüdü ve şarkılar söyledi.

Elessar’ın Taç Giyme Töreni’ne katılımından sonra Legolas, Aragorn’un çağrısıyla bir kez daha Mnas Tirith’te bulundu. Kardeşliğin ayrılması esnasında Legolas Gimli’yle beraber Aglarond’a gitti, Gimli de Legolas’la beraber Fangorn Ormanı’nı ziyaret etti.

Yüzük Savaşından Sonra

Yüzük Savaşı’ndan sonra Legolas, Orman-elflerinin yer aldığı bir kafileyle beraber Minas Tirith’e döndü ve Ithilien’de yeşil ve güzel bir elf köyü kurdu. Aragorn’un ölümünden sonra Dördüncü Çağ’ın 120. yılında Batı’ya yelken açtı ve söylendiğine göre Gimli’yi de beraberinde götürdü.

“…Vay canına, düşününce, biz de hâlâ aynı öykünün içindeyiz! Öykü devam ediyor. Büyük öyküler hiç bitmez mi acaba?”

-Samwise Gamgee

Orta-dünya temalı paylaşımlar için Facebook’ta Tolkien’in Öyküleri sayfamızı beğenin.


Referanslar

Yazılı İçerik

  • The Lord of the Rings Series, J.R.R. Tolkien
  • J.R.R. Tolkien, Christopher Tolkien (ed.), The Book of Lost Tales Part Two
  • Tolkien Gateway, Legolas

Görseller

  • Olga Tereshenko
  • CG-Warrior