Şevket Süreyya Aydemir Makedonya’dan Orta Asya’ya Enver Paşa İncelemesi

0
50

 

Özellikle yakın tarihimize damga vuran kişileri incelemek istediğimizde hemen her kitapta karşımıza bir karakter, bir yazar çıkar. Evet, Şevket Süreyya bahsettiğimiz yazarın ta kendisi. Tek Adam ve İkinci Adam üçlemeleri ile cumhuriyet tarihimize yeni bir yön vermiştir. Bu iki kitaptan başka kendi biyografisini -otobiyografi- “Suyu Arayan Adam” adıyla yazan Şevket Süreyya, Enver Paşa ile ilgili olan kitabını da 3 cilt halinde başlıkta adını verdiğimiz haliyle yazmıştır. Kitabın her cildini ayrı ayrı inceleyeceğiz. Başlamadan evvel ciltlerin yazım sırası ile ilgili bir şeyler söylemek gerekirse zannımca en güzel şekilde kronoloji yapılmış. Zaten yazımızda da buna değineceğiz.

İlk cilt Tanzimat Fermanı ile başlamasını umduğum halde 1860 tan başlıyor. Genç Osmanlıların doğduğu dönemler. Tabi yazar haklı olarak bu kadar kalın bir eseri kısaltmak adına etkisi daha az olan Tanzimat kısmını çıkarmış. Ama Genç Osmanlılar üzerinde de yeterli derecede durmuş. Yani Enver Paşadan önceki ahvali anlatan kısımlar yeterli. Tabi Genç Osmanlılar açısından.

Konu Abdülhamid’e geldiğinde ise yazar biraz daha inisiyatif almış gibi. Pek kaynak kullanmadan Abdülhamid ile ilgili çok şeyler söylemiş. Akademik anlamda kullanılmak üzere bir tarihçinin süzgecinden geçerken hemen anlaşılabilecek olan bu noktalar maalesef sıradan okuyucular tarafından anlaşılamayacaktır. Örnek verecek olursak İkinci Abdülhamid Kimdir? bölümünde 3 sayfa içinde yalnızca bir kere dipnot bırakmış onda tüm bir hikayeyi yalnızca doktoru Atıf Hüseyin Bey’in hatıralarından aldığını söyler. Bu yetersiz ve eksik bir araştırmadır. Lakin yazarın dönemindeki kaynak yetersizliğini ve siyasi havayı da tarafsızca değerlendirmekte fayda var.

İlk cildin bir diğer noktası da son 100 sayfası dışında Enver Paşa ile ilgili pek bir şey anlatmaması. Aslında bunun nedeni de yukarıda verdiğimiz doğru kronoloji. Kitap Enver Paşa’nın doğumu ile başlasa idi büyük ihtimalle “Peki bu neden oldu?” sorusunu defalarca soracaktık. Yazar bu noktayı iyi düşünmüş.

Tek Parti ve CHP döneminin tarihçisi olarak sayabileceğimiz Şevket Süreyya kitapta pek tabi olarak çokça Mustafa Kemal’den ve İsmet İnönü’den bahsediyor. Zaten İsmet İnönü’nün hatıralarından da çokça faydalanan yazar döneminin Enver Paşa’ya bakışını da bize yazısından gösteriyor.

Son olarak kitap neredeyse tamamen hatıralara dayanarak yazılmış. En azından ilk cilt için bunu kesinlikle ifade edebiliriz. Üzerinde çok durduğu kişiliklerin hemen hepsinin hatıratlarına bir şekilde ulaşan Şevket Süreyya bu konuda da diğer yazılan biyografilerin çok çok üstünde bir yazıyla karşımıza çıkmış yıllar önceden. Şahsen ben en iyi üç Enver Paşa biyografisi içine dahil ediyorum bu eseri. Hatta şahsımca Nevzat Köseoğlu’nun biyografisinden sonra ikinci sırada gelir.

İlk cildin son güzel özelliği Enver Paşa’nın şeceresini ve birçok fotoğrafını bize sunması. Ayrıca yazıldığı tarihe bakacak olursak daha Enver Paşa’nın kendi hatıraları basılmadığı halde kitap birçok noktada bu hatıraları kullanmış. Bu da aslında ne kadar kaliteli bir eser olduğunu gözler önüne seriyor.