Son Pişmanlık — İntibah Kitap İncelemesi

Namık Kemal, Türk Edebiyatında ilk edebi roman olarak bilinen İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey’i (Uyanış: Ali Bey’in Macerası) 1873-1876 yılları arasında Osmanlı Türkçesiyle Kıbrıs Magosa’da sürgündeyken kaleme alındı. Romanın Latin harfleriyle ilk basımı ise 1944 yılında gerçekleşti.

Namık Kemal, İntibah’ı yazarken Osmanlıca ve Türkçenin roman yazımına uygun, işlek ve edebi bir dil olduğunu kanıtlamak amacındadır. Romana‘’Son Pişmanlık’’ adını koymuştur, fakat dönemin Maarif Vekaleti yetkilileri bu başlığı yazara danışmaksızın değiştirecek ve bazı bölümlerini de sansürleyecektir.

Romanda, her bölümün başında adını vermeksizin Divan şairlerinden bir beyit yer almaktadır. Konusu, Türk halk edebiyatının eskimeddah hikayelerinden Hançerli Hanım Hikaye-i Garibesi’nden (1851) esintiler taşımaktadır.

Roman, o yıllarda moda olan romantizm akımının etkisiyle kaleme alınmıştır. Romanın başında yer alan uzun Çamlıca tasviri ve hüzünlebitmesi romantizm etkisinin çok açık kanıtlarıdır. Bu açıdan Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı Dürdane Hanım romanına da birçok yerden epey benzerlik göstermektedir.

Roman, 1870’lerin İstanbul, Çamlıca ve mesire yerlerinde geçmektedir. Dekorunu ve arka fonunu oyılların Osmanlı sosyal yaşamı, düşünce ve toplum düzeni gibi elementlerden almaktadır.

Edebiyat tarihçisi Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre romanın iki kadın kahramanı da Mehpeyker’in kişilğinin ikiye bölünmesinden meydana gelmiştir.

Ahmet Hamdi Tanpınar şu yorumda bulunmaktadır:

‘’Dilaşub’da –bütün çehre ayrılıklarına rağmen- Mehpeyker’indevamından başka bir şey göremezsiniz. Bu hemen hemen Titien’in gençliktablosundaki ilahi aşkla maddi aşk antitezi gibi bir şeydir. İşte bu hal bizi romanın başlangıcına götürür. Hakikatte kadınını anlamayan bir erkeğin romanını yazmak istiyordu. Bu pişmanlık romanını yazmak düşüncesi Namık Kemal’e hiç şüphe yok ki Dumas Fils’in ‘’La dame aux Camelias’’ından gelmişti. Fakat Namık Kemal’in sünni ahlakı, içtimai hayatı evin ve aile bağlarının etrafında toplamak arzusu, düşmüş bir kadını haklı çıkaramazdı. O halde ne yapacaktı; kendisine ’La dame aux Camelias’dan gelen Mehpeyker karakterini ikiye böldü. O; biri müfteris, öbürü mazlum iki insan olacaktı. Bizi bu mülahazaya götüren şey muharririn bütün isteklerine rağmen Mehpeyker’in şahsiyetinin romanın baş taraflarındaki birkaç çizgi yüzünden bir türlü bozulmamasıdır.’’

Mehmet Kaplan da ‘’İnitbah’ta ‘tiplerden ziyade taraflar vardır, hatta iyilikle kötülük çatışması vardır demek, daha doğru olur. Mehpeyker ve Suriyeli Abdullah Efendi kötüler tarafını ve kötülüğü; Fatma Hanım, Dilaşub, Atıf Bey de iyiler tarafını teşkil ederler. Namık Kemal iyilikle ahlaklı olmayı aynı şey olarak düşünür. Bu iki tarafa dahil olan şahısların hepsi statik birer kahramandırlar. Romanın başından sonuna kadar değişmezler.’’ Yorumunda bulunmaktadır.

Namık Kemal İntibah romanıyla oldukça geniş bir dünyanın kapılarını Türk okuruna açmış bulunmaktadır. Bu bakımdan roman Namık Kemal’in roman, dil ve dünya görüşünün bir aynasıdır.

Bibliyografya:

İş Bankası Kültür Yayınları, İntibah, ‘’Son Pişmanlık’’, Refik Durbaş, 2018.

Ahmet Hamdi Tanpınar, 19’uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Çağlayan Kitabevi, 1967.

Bunlara göz atmadan geçmeyin:

İlgili Yazılar