Dawn Era(Şafak Çağı)

 Tanrıların çoğu ölümlü düzlem daha tamamlanmadan oradan ayrılmıştı. Bunların arasındaki lider, Lorkhan’ın planının mimarı, Mundus’dan kaçıp Aetherius’a dönen Magnus’du. O’nun ölümlü düzlemden ayrılması düzlemler arasındaki katmanda bir delik açtı ve büyünün Mundus’a dolmasına neden oldu. Neyse ki bütün tanrılar terk etmeyi seçmemişti. Bazıları -ki bunlar Sekiz Kutsallar(Eight Divines) olarak adlandırılanlardır- kendilerini bu yeni düzleme bağlamış, ama sonunda kendi düzlemlerine geri dönmüşlerdir. Sekizler, yarattıkları bu düzlemdeki dünyanın yeni sakinlerinin tanrıları, ve Nirn’den gökyüzüne bakıldığında görünen birer gezegen olmuşlardır.

Bunlardan bir grup da kendi kutsallıklarını tamamen teslim etti ve Ehlnofey’e dönüştü. Bundan sonra, ölümlü ırklar fiziksel anlamda oluşmaya,  çoğalmaya başladı ve sonucunda ise Mythic Era(Merethic Era – Elflerin Çağı)’nın ırkları ortaya çıktı. Geri kalan kutsallar, Nirn’i ölümlülere bırakmadan önce Adamantine Kulesi’ni yarattılar(ayrıca bu kule Lorkhan’ın kaderine karar verilen yerdir).

Dawn Era(Şafak Çağı)’nın sonunda, Lorkhan’ın kalbi sökülüp Tamriel’e atıldığı zaman, yaratılışının kalıcı olarak sınırlandırıldı. Orada Vvardenfell’e, Kızıldağ’a dönüşecek ve binlerce yıl uykuda kalacaktı. Geri kalan tanrılar Nirn’i terk etti ve zamanın daha düzenli ve dengeli olmasını sağladı. Bu, kayıt edilen elf tarihinin ve Merethic Era(Elf Çağı)’nın başlangıcını sağladı.