Merhabalar, evrenimizin muazzam okumacıları. Bu gün karşıma çıkan şahane bir tezle beraber, hiç sönmesede küllenen Harry Potter tutkumum tekrar alev aldı. İçimizin en güneşli taraflarından olan, çocukluğumuzu ve ilk gençliğimizi saran, arkadaşlık, aile, güç ve özgürlük konularına bakışımızı değiştiren, bize bu değerleri katan, benliğimizin çok büyük bir kısmı Harry Potter ve evreni. Bu büyülü kurguyu çoğu gerçekten daha fazla seviyoruz.
Aysun Gümüş tarafından kaleme alınan tez bize, “Ölüm Yadigârları” hakkında derli toplu, şahane bir okuma sunuyor. Onun yazdıklarına ufak eklemeler ve kolay okunması amacıyla,biçimsel bir kaç müdahale ve kısaltmayla sizlere sunuyorum.

Hadi Potterhead’ler, Hogwarts expresini kaçırdık ama “Hype treni” bizi bekliyor !

Mürver Asa

Tarih boyunca ona sahip olmak için binlerce büyücün öldüğü, mürver ağacından yapılmış Testral teleği bulunduran bir asadır. Kanıtlanmamış olsada sahibinin hiç bir düelloda yenilmeyeceği varsayılır.
Asa yapıcısı Mr. Ollivander tarafından anlatılınlara göre Asa, yalnızca sahibi, bir başka büyücü tarafından öldürülür, sersemletilir veya silahsız bırakılırsa yeni sahibine gerçekten hizmet eder. Bu noktada, asanın tarihi neden bu kadar kanlı sorusuna bir cevap çıkıyor karşımıza. Yenilmez bir asa sahibini düelloda yenmek imkansız bir iş. Bu yüzden Mürver Asa söz konusu olduğunda büyücüler biraz Muggle gibi davranıyor. Boğaz kesiyorlar, bıçaklıyorlar, tuzaklar kurup zayıf anlarda yakılıyorlar.

Rowling’in söyledikleri bunu doğrulayıp bir başka boyuta taşıyor. Ona göre Asa efendi seçiminde acımasızdır ve pek çok asa sahibine sadakat beslese de Mürver Asa yalnızca güce yönelir. Eğer bir efendi yenilmeden, doğal yollarla ölürse Asa’nın gücü son sahipten bir daha alınamayacağı için ölür.
Antioch Peverell’in yenilmez asasıyla övünmesinin üzerine Peverell gece uyurken asayı almak isteyen bir rakibi tarafından öldürülmüştür. O zamandan beri güce aç büyücüler tarafından Asa hep aranmıştır. Son olarak Asa, Bulgar asa yapıcısı Gregorovitch’e geçmiştir. Gregorovitch, Ollivander ile giriştiği rekabette Asa’nın gizlerini ortaya çıkarma olanağına eriştiği için ona sahip olmasından ötürü övünmüştür. Daha sonra Asa onu Gregorovitch’ten çalan Grindelwald’un eline geçmiştir. Nihai olarak Grindelwald, “Asanın sahibi olmaya en çok yakışan, onunla ya da öldürmekle övünmeyen ve onu terbiye eden” Dumbledore tarafından yenilmiş, böylece Asa onun hakimiyetine girmiştir.
Dumbledore’un Severus Snape ile ayarladığı kendi ölümüne göre Snape onu kendi isteğiyle öldüreceği için Mürver Asa’nın yeni sahibi o olacaktır. Dumbledore’un ölümü bu nedenle bir yenilgi anlamına gelmediğinden böylece Asa’nın gücünün kırılacağını ummuştur. Ancak Draco, Dumbledore’u silahsız bıraktığı için plan bozulmuş ve Draco Asa’nın yeni efendisi olmuştur. Dumbledore’un ölümünden sonra Asa mezarının içine konmuştur. Son kitapta Voldemort Asa’nın gücünü öğrenir ve onu aramaya gider. Karanlık Lord, Dumbledore’un Asa’ya sahip olduğunu öğrenir, mezarı açar ve Asa’ya yeni sahibi olduğunu söyler. Sonrasında Voldemort bir önceki efendisinden sahipliğini alamadığı için Asa’ya tam anlamıyla sahip olamadığını öğrenmiştir. Ardından Snape’i, aslında Draco da Asa’ya hiçbir zaman tam olarak sahip olamamış olsa da, Asa’nın bağlılığının Draco’ya ait olduğunu bilmeden öldürmüştür. Dahası, Draco Harry tarafından silahsızlandırıldığı için Asa’nın bağlılığı Harry’e geçmiştir.
Hogwarts Savaşı’nda Mürver Asa efendisinin Harry olduğunu kavrar ve Harry’nin Expelliarmus büyüsü ile karşılaştığında Voldemort’un Öldüren Lanetini ona geri döndürür ve Voldemort’u kendi lanetiyle öldürür. Harry Defne ağacından ve Anka teleği bulunan asasını Mürver Asa ile tamir ettikten sonra onu tekrar Dumbledore’un mezarına koyarak Dumbledore’un esas istediği planı gerçekleştirmek istemiştir; Mürver Asa’nın gerçek sahibinin doğal bir yolla ölmesi ve böylece onun kötülüğü takibinin bitmesi.
Rowling bir röportajında son kitabın adını “Harry Potter Ve Mürver Asa” yapmayı düşündüğünü söylemiştir. Hikaye için önemi düşünüldüğünde olmayacak iş değil ama, “Ölüm Yadigarları” daha güzel !

Diriltme Taşı

Diriltme taşı onu tutan ile ölü arasında iletişim kurulmasını sağlar. Ölüm Yadigarları’nın kökeni konusunda anlatıla gelen bir hikayeye göre taş, orijinal sahibi olan Cadmus Peverell’in ölen nişanlısının bir tür yansımasını görmesinin ardından tam olarak ona sahip olamadığı için onu ölüme sürüklemiştir. Taş Marvolo Gaunt’ın elinde görüldüğü zaman Gaunt’un Peverell arması olduğuna inandığı Ölüm Yadigarları işaretinin üzerine oyulduğu bir yüzüğe, Marvolo Gaunt Yüzüğü, yerleştirilmiş olduğu görülür ve Gaunt bunu kanının saflığına dair bir övünç kaynağı olarak görür.

Hem Dumbledore hem de Grindelwald taşı farklı nedenlerle istedi. Dumbledore onu ölü ailesi ile iletişim kurmak, Grindelwald ise bir Inferi ordusu oluşturmak için kullanmak istedi. Voldemort onun diğer büyü güçlerini bilmeden taşı bir hortkuluğa dönüştürdü.
Dumbledore taşı Marvolo’nun evinin kalıntıları arasından bulmuş ve onun hem bir hortkuluk hem de bir ölüm yadigarı olduğunu anlamıştır. Dumbledore, onun Voldemort tarafından yapılan lanetlerle korunan bir hortkuluk olduğunu unutarak ve kişisel isteklerinin etkisiyle Diriltme Taşı’nı ölmüş ailesiyle konuşmak için kullanmaya yeltenmiştir. Ancak, lanet elini yok etmiş ve vücuduna yayılmaya başlamıştır. Lanetin yayılması Snape tarafından tahrip olmuş ve kararmış ele bir süre için kıstırılmış olsa da Dumbledore’un yalnızca bir yıla yakın bir ömrü kalmıştır.
Taş daha sonra Dumbledore’un vasiyetiyle Harry’nin ilk kez katıldığı Quidditch maçında, neredeyse yutarak, ağzıyla yakaladığı Snitch’in içinde gizli olarak Harry’e geçti. Harry’nin dudakları Snitch’e dokunduğu zaman üzerinde Kapanışta açılırım mesajı ortaya çıktı. Harry ta ki ormana, ölümüne gidene kadar Snitch’i açamadı ve kapanış’ın sonu ya da ölümü anlamına geldiğini fark etti. Harry Voldemort ile yüzleşmeden önce kendini rahatlatmak için annesini, babasını, Sirius’u ve Remus Lupin’i çağırmak için taşı kullandı. Taş Harry’nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman’da kaldı. Harry ve Dumbledore’un portresi sonra Harry’nin ne onu arayacağı ne de nerede olduğunu başkalarına anlatacağı konusunda anlaştılar. 2007 yılındaki bir röportajında Rowling “İnanmak istiyorum ki bir atadam’in toynağı onu sonsuza dek toprağa gömmüştür” dedi.

Görünmezlik Pelerini

Efsaneye göre Görünmezlik Pelerini giyeni Ölüm’e görünmekten koruyan bir güce sahiptir. Gerçek bir görünmezlik pelerini giyeni görünmekten tamamen koruyan ve hiçbir şekilde ne büyüler aracılığıyla ne de zamana karşılık giyeni ortaya çıkarmayan bir özelliğe sahiptir.

Ölüm Yadigarları’nda, Harry’nin görünmezlik pelerininin Ölüm Yadigarları’ndan biri olduğu ortaya çıkar. Aslında pelerin Ignotus Peverell’e aittir. Onun ölümünden sonra pelerin Peverell’lerin soyu boyunca babadan oğula geçerek James Potter’a kalmıştır. James Potter’ın öldüğü gece pelerin onda değildi; onu Ölüm Yadigarları üzerine büyük ilgi gösteren Dumbledore’a çalışması için önceden ödünç vermiştir. Dumbledore yıllar sonra pelerini Harry’e Hogwarts’taki ilk yılında yılbaşı hediyesi olarak vermiştir. Harry onu seri boyunca çeşitli maceralarında okulun içinde gizlice dolaşmak amacıyla kullanmıştır. Pelerin, yıllar içinde büyümelerine karşın zorlaşmaya başlasa da, Ron ve Hermione’nin de Harry ile beraber gezinmelerini sağlayacak kadar geniştir. Yedinci kitabın sonunda Dumbledore tarafından açıklanan Pelerinin gerçek büyüsü ise onun diğerlerini de sahibi gibi görünmez kılıp koruyabilmesidir.
Giyen kişiyi sıradan insanlara ve büyücülere karşı görünmez kılsa da bazı yaratıklar giyenin Pelerinin altında olduğunu sezme yetisine sahiptir. Yılanlar Pelerini göremeseler de hareket ve ısıyı sezebildikleri için giyen kişiye saldırabilirler. Argus Filch’in kedisi Mrs. Norris de Pelerini giydiğinde Harry’yi görür gibi gözükür. Ayrıca giyen kişiler “Homenum Revelio” büyüsüyle açığa çıkarılabilirler. Ateş Kadehi’nde Moody’nin sihirli gözü Harry’yi Pelerin’in altında görebiliyordu. Azkaban Tutsağı’nda Dumbledore öğrencileri Ruh Emiciler’in insanların hislerini sezmelerinden ötürü görünmezlik pelerinleri ile aldatılamayacağını söyleyerek uyarmıştır.

 

Yadigarların mitolojik kökenleri, benzerlikleri

Mürver Asa’nın Mitolojik Benzerlikleri: Mürver Ağaçından olması,efendisini yenilmez yapması ve efendisine zarar vermez oluşuyla ;
İskandinav Mitolojisi’nden Odin’in hedefi ıskalamayan sihirli mızrağı Gungrir’i (Page,2013),
Britanya Mitolojisi’nden Kral Arthur’un sihirli kılıcı Exalibur’u (Wikipedia,2015),
Yunan Mitolojisi’inden Ares’in sihirli savaş mızrağı ve miğferi ile benzerlik içerir (Can, 2011).

Diriltme Taşı’nın Mitolojik Benzerlikleri: Diriltme Taş’ı ölülerle iletişim kurma ve daha sonra bir yüzük halini almasıyla;
İskandinav Mitolojisi’nden Odin’in sihirli yüzüğü Draupnir ile benzerlik taşır (Page,2013).

Görünmezlik Pelerini’nin Mitolojik Benzerlikleri: Görünmezlik Peleri’ni ölümden koruması ve giyeni görünmez yapmasıyla;
Britanya Mitolojisi’nden Galahad’ın sahibini sihirle koruyan beyaz kalkanına benzemektedir (Wikipedia,2015).

Daha fazlası için bu şahane tezi böyle bırakıyorum:

https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1oq73XdVPnp5Ug08BzrZaQKn6JR345PNuZI–hUGfhUJ0